HABERLER
daha fazlası>
  • DEVAMINI OKUYUN
    28 Gün Önce
    Rektör Köse'den Topluluklara Tam Destek

    Rektör Köse'den Topluluklara Tam Destek

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof.Dr. Saffet Köse, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) tarafından düzenlenen ‘Öğrenci Toplulukları Toplantısı’na katıldı.

    Toplantıya, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Doç.Dr. Yasin Bulduklu, SKS Daire Başkanı Serhat Dikmen, öğrenci toplulukları akademik danışmanları, topluluk başkanları ile ilgili birimlerden gelen idari personel katıldı.

    Öğrenci topluluklarının işleyişi, planlanan etkinlikler gibi başlıklarda görüş alışverişinde bulunulan toplantıda öğrenciler Rektör Prof.Dr. Köse’ye öneri ve taleplerini dile getirdi. Yeni başlayan eğitim-öğretim yılında öğrencilerin sosyal ve kültürel aktivitelerde yer almasının önemine değinen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, “Değerlerini özümseyen, yaşamın içinde yer alan, düşünsel hayatını zenginleştiren gençlere ihtiyacımız var.” dedi.

    Topluluk başkanlarına seslenen Prof. Dr. Köse, sosyal, kültürel, bilimsel ve sportif bütün etkinliklere, imkânlar ölçüsünde ve planlı olmak kaydıyla destek vermeye devam edeceklerini belirterek; “Üniversitenin toplumuyla, çevresiyle, bölgesiyle, milletiyle bütünleşmesi gençlerimizden gelen destekle, sizlerin yapacağı aktivitelerle sağlanır. Üniversite denilince akıllara dersler, vizeler, finaller gelmemeli. Toplulukların, fakültelerin düzenlediği etkinliklere katılmak en az dersler kadar kişisel gelişime katkı sunar. Bizler, kampüsümüzün sosyokültürel faaliyetlerin çokça yapıldığı, öğrencilerin vakitlerini dolu dolu geçirdiği bir yer olmasını istiyoruz. Kampüs yaşamında ne kadar fazla sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler yapılırsa o kadar zenginleşiriz.” diye konuştu.

    Toplantı gençlerden gelen öneri ve taleplerin değerlendirilmesiyle son buldu.

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    29 Gün Önce
    30 dakikada Pırıl Pırıl Kampüs

    “30 dakikada PIRIL PIRIL KAMPÜS”

    Toplumsal Duyarlılık, Genç Kızılay, Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Gönüllüleri, İKC-ENSO, 6 Duyu ile Üniversiteli Beşiktaşlılar (ÜNİBJK) Topluluğu’na mensup gençler “30 dakikada PIRIL PIRIL KAMPÜS” etkinliği düzenledi.

    Etkinlik sonunda Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe, bu anlamlı ve duyarlı etkinlik için öğrencilere teşekkür etti.

  • REKTÖR KÖSE’DEN ŞENLİK TEŞEKKÜRÜ

    Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığının organizasyonuyla üç gün süren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi bahar şenliği İKÇÜFEST’19’te görev alan personele teşekkür etti. 




    SKS Daire Başkanı Serhat Dikmen, Kültür Şube Müdürü Fatih Can, Spor Şube Müdürü Dr.Öğr.Gör.Yeliz Doğru ile tüm personeli makamında ağırlayan Prof.Dr.Köse, coşku ile geçen bahar festivalinde emeği geçen tüm personele teşekkür etti 

     

    Şenlik organizasyonunun başından sonuna kadar hassasiyetle takip edildiğini belirten SKS Daire Başkanı Serhat Dikmen de binlerce öğrencinin bir araya gelmesini, kaynaşmasını sağlayan etkinlikte kendilerine destek veren tüm birimlere ve personele, öğrencilere şükranlarını iletti. 

  • REKREASYON VE GEZİ TOPLULUĞU BURDUR’DA

    Rekreasyon ve Gezi Topluluğu’nun organize ettiği Salda Gölü ve Sagalassos Antik Kenti Gezisi 23.02.2019 tarihinde gerçekleştirildi. İKÇÜ öğrencilerine ülkemizin doğal ve kültürel miraslarını tanıtmayı, yeni deneyimler elde ettirmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin turizm politikaları doğrultusunda farkındalık ve bilinç sağlamayı amaçladığını belirten topluluk bu kapsamda 2019 bahar döneminde ilk etkinliğini gerçekleştirdi.

    Gece 00.00’da Kampüs önünde buluşarak buradan hareket eden 45 İKÇÜ öğrencisi topluluk başkanı Hasan Aydemir’in öncülüğünde ve profesyonel turist rehberi Abdurrahman Angın’ın rehberliğinde geziye başladı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen Salda Gölü’nde gözünü açan öğrenciler burada doğanın sunduğu eşsiz gündoğumu ve göl manzarasını seyretmenin keyfine vardı. Salda Gölü’nden sonra öğrencilerimiz Burdur’un merkezinde bulunan ve 17. yy'dan kalma Osmanlı sivil mimarisinin ve Türk-İslam eserlerinin örneklerinden biri olan Taş Oda Konağı Etnografya Müzesi’nin kahvaltı salonunda kahvaltı yaptıktan sonra konağı gezdi. Daha sonra 2001 yılında yeniden düzenlenen, Hacılar Höyüğü, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkarılan kültür varlığına sahip olan ve “Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülü almış olan Burdur Arkeoloji Müzesi ziyaret edildi.

    Buradan ayrılarak Burdur’un Ağlasun ilçesi sınırlarında bulunan ve 1700 metreyi bulan rakımıyla antik dünyanın en yüksek rakımlı kentlerinden biri olan Sagalassos Antik Kenti gezildi. Karlar altındaki Sagalassos ziyaretinden sonra Burdur merkeze dönerek öğrenciler meşhur Burdur kebabının ve Burdur ceviz ezmesinin tadına baktı. Yemek molasının ardından öğrencilerimiz Burdur’a veda ederek İzmir’e geri döndü.

  • PROF.DR.GÜNAY’DAN, ‘İNOVASYON FELSEFESİ’

    PROF.DR.GÜNAY’DAN, ‘İNOVASYON FELSEFESİ’

    Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve YÖK Eski Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, konferans vermek üzere İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ne konuk oldu.

    İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Topluluğu ile Proje Genel Koordinatörlüğü’nün organizasyonu ile İKÇÜ’ye konuk olan Prof. Dr. Durmuş Günay, ‘İnovasyon Felsefesi’ başlıklı bir konferans verdi.

    İnovasyona felsefe ile bakmak, inovasyon ile ilişkili kavramlar, teknoloji ve inovasyon ilişkisi, dijitalleşme: dijitalleşmeye felsefe ile bakmak başlıklarıyla konuşmacılara seslenen Prof.Dr.Günay’ı; Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Adnan Kaya, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ertuğrul Deliktaş, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci takip etti.

    “İnovasyon felsefesi de akıl yürütmeye dayanır.”

    “İnovasyon konusunda, öncelikli amacımızın bu ülke için ‘yüksek vasıflı iş gücü’ yetiştirmek olduğunu söyleyebilirim” diye konuşan Prof.Dr.Günay, inovasyon felsefesinin felsefe alanının tüm dalları gibi, mantıklı bir akıl yürütmeye dayandığını ifade etti.

     Prof.Dr.Günay,  “Ahlak felsefesini ele alalım; birçok filozof farklı varsayımlar üzerinden farklı ahlak tanımları yapmıştır. Ancak varsayımları farklı olsa da, temel dayanakları mantıklı gerekçeler sunmaktır. Aynı şey örneğin bilim felsefesi için de geçerlidir. Bizim düşünce yapılarımızı düşündüğümüzde; tüm düşünce yapımızın aksiyomlara çıktığını görürüz. Aksiyom, kanıta gerek duymadan kabul ettiğimiz önermelerdir. Her bir düşünce, bu aksiyomlara dayanır. Bilim de hipotezden başlar. Hipotezin nasıl kurulduğuna dair bir yöntem yoktur. Bu nedenledir ki, şiir yazmanın, bir şey icat etmenin birer tarifleri yoktur. Bunlar düşünceler yoluyla bize gelir; aranması halinde bulunur fakat her arayan da bulamayabilir.” dedi.

    “Teknolojik gelişmeler değişkenlik gösterir.”

    “ Hiçbir sorunun reçetelendirilmiş bir çözümü yoktur. Çünkü zaman değiştikçe, çözüm olarak görülen şey çözümsüzlüğe yol açabilir.” diyerek geçmişin çözümlerinin şimdinin problemi olabileceğini vurgulayan Prof.Dr. Günay şöyle devam etti: “ Örneğin hayatın değişen ve değişmeyen tarafları var. Her dinde kabul görmüş ortak değerleri; ya da her kültürde ortak doğruları/yanlışları değişmeyen taraflar olarak düşünebiliriz. Hayatın bir de değişen tarafları vardır. Özellikle teknolojik gelişmeleri örnek olarak düşünebiliriz. Günlük hayatta kullandığımız teknolojik araçlar sürekli değişiyor; beraberinde ekonominin birçok unsuru değişim gösteriyor.”

    “İnovasyonu rekabet sözcüğü ile sıkça kullanırız.”

    İnovasyon kavramını da irdeleyen Prof.Dr.Günay, bu kavramın artık rekabet sözcüğü ile kullanıldığını ifade etti. Prof.Dr.Günay, “Kelimeleri kavramların kapları gibi düşünebiliriz. Aynı kaba, yani sözcüğe, farklı kavramlar doldurabiliriz. İnovasyonun da öyle bir tarafı var. Yani terminoloji olarak aynı kalan fakat içeriği sürekli değişen bir terim. İnovasyon kavramını günümüzde bir ülkenin gücünden bahsederken kullanıyoruz. Bu kavramla birlikte rekabet sözcüğünü de sıkça kullanırız. Aslında rekabet ortamı, çatışmaya ve beraberinde çeşitli zararlı sonuçlara yol açabilen bir ortamdır. Rekabet gücünü açıklarken inovasyon kapasitesinden bahsetmek zorundayız. Çünkü günümüzde bir ülkenin gücü inovasyon ile görünür/ölçülür olmuştur.” diye konuştu.

    “İnovasyon felsefesinin anlaşılması için tarihten bahsedilmesi gerekli.”

    Felsefedeki üç “var olan”dan bahseden Prof.Dr.Günay, inovasyon felsefesinin anlaşılması için tarihten bahsedilmesi gerektiğini kaydetti.  Prof.Dr.Günay, “19. yüzyıla kadar tüm bilimler felsefenin içerisinde yer alırken, 19. yüzyılda tüm bilimler bağımsızlıklarını ilan etmiştir. Bu tarihten önceki tüm bilimler, kendine özgü yöntemlerini geliştirip kendi alanlarının diğerlerinden belirgin şekilde ayrılmasını hedeflemiştir. Bunu yaparlarken, birçok akıl yürütme ve yöntemlerden ve varsayımlardan da zamanla vazgeçilmiş; yeni doğrulara ulaşılmıştır. Evren tasarımları kendinden önceki düşüncelerden gitgide farklılaşıyor. Karşılaştırmalı bir örnek üzerinden gitmek gerekirse, Kopernik öncesinde Güneş’in Dünya’nın etrafında döndüğüne inanılırken Kopernik 1543’te Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü keşfederek hayal edilen evren tasarımındaki paradigmayı değiştirmiştir. Aynı şeyi kurumlar ve bireyler karşılaştırması ile düşünürsek, bireylerin kurum ve firmaların etrafında döndüğü varsayılırken aksine değer yaratmanın merkezinde bireylerin olduğu görülmüştür. Başta kurduğumuz “Hayat bir problem çözme sürecidir” cümlesine dönecek olursak, hayatın problemsiz sürdürülemeyeceğini söyleyebiliriz. Çünkü karşımıza çıkan her problem, her ne kadar bir şeyleri zorlaştırsa da, hayatiyetimizi sürdürmek için birer imkândır. İnovasyon sözcüğü, toplumsal, kültürel ve idari ortamlarda yeni yöntemlerin kullanılması anlamına gelmektedir. Teknolojinin büyük hızda geliştiği, her şeyin hızla değiştiği günümüzde, bu yeniliklere uygun olarak yeni yöntemlerin geliştirilmesi oldukça zaruridir. Hocaları ve öğrencileri düşünelim: Öğrenciler yaşları gereği dijital yerliler iken bizler dijital göçmenleriz. Bu kavramlar bize şunları anlatır; yaşları gereği çocukluk çağından itibaren dijital teknolojileri kullanan, dijital teknolojilere doğal olarak adapte olan kuşak ile dijital yerlileri; dijital teknolojilerle ilerleyen yaşlarında tanışan ve çoğu zaman teknolojik gelişmelere zor adapte olan kuşak dijital göçmen kuşağıdır. Bir dijital göçmen olan bir üniversite hocasının, aktif ve etkili bir şekilde ders verebilmesi için, dijital çağın teknolojilerini öğrenmesi ve öğretme biçimlerinde yeni yöntemler denemesi gerekir. Bu örnek te görüldüğü gibi inovasyon, eğitim açısından son derece büyük bir öneme sahiptir. Öğrenmenin kaynağı kendisindedir; yeni yöntemleri öğrenmeye açık olmayan kişi öğretemez.” şeklinde konuştu

    “Farklı olanı teşvik etmek lazım.”

    İnovasyon felsefesini anlatırken mutlaka anılması gerek bir diğer kavramın ise farklılaşma ve farklı olanı teşvik etmek olduğunu ifade eden Prof.Dr.Günay, iş hayatında da en önemli şeyin farklılaşma olduğunu vurguladı. Prof.Dr.Günay, “ İş hayatında yanlış yapan bir kişi, farklı bir şey denediği için takdir görmelidir. Çünkü hata yapmamak adına aynı şeyleri yapmak aslında hiçbir şey yapmamak demektir. Bir diğer önemli kavram da hakikate ulaşmaktadır. Bunun için de uzun yıllar boyunca emek vermek, çalışmak, düşünmek, yeni düşünme biçimleri oluşturmak gerekmektedir. Çünkü hakikate ulaşma çabası felsefenin temel çabalarındandır; bu çaba olmadan doğru düşünme biçimine ulaşamayız.” dedi.

  • İKÇÜ’NÜN ÜNİLİG BAŞARISI

    ÜNİLİG müsabakalarında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, başarılarına
    yenilerini ekledi.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu
    (TÜSF) faaliyet programında yer alan  Üniversiteler Arası Voleybol 2. Lig
    Müsabakalarında büyük başarıyla döndü.

    İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen maçlarda İKÇÜ
    Erkek Voleybol Takımı A Grubu’nda ikinci oldu.

    Oynanan maçlar ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi birinci, Çanakkale
    Onsekiz Mart Üniversitesi ise üçüncü olarak A Grubundan çıktı.

    Antrenör Özgür Kip eşliğinde, İKÇÜ’ye getirdikleri ikincilik kupasını
    Rektör Prof.Dr.Saffet Köse ile paylaşan İKÇÜ’lü sporcuların sevincine;
    Sağlık,Kültür ve Spor Daire Başkanı Serhat Dikmen, Spor Birimi Müdürü
    Turgay Avcı, Öğretim Görevlisi Yeliz Doğru da ortak oldu.

    İKÇÜ’yü müsabakalarda başarıyla temsil eden genç sporcular, ÜNİLİG
    başarılarının devamı sözünü verdi.

    Rektör Prof.Dr.Köse ise  “Yarışmalara katılan tüm öğrencilerimizi, onları
    eğiten hocalarımızı ve emeği olan herkesi tebrik ediyorum. Bu başarı
    üniversitemize hayırlar getirsin. Öğrencilerimize desteğimiz her zaman
    devam edecek. ” dedi.

  • EVDEYDİM YAĞMURU BEKLİYORDUM

    İKÇÜ’ lü tiyatrocular ‘Evdeydim Yağmuru Bekliyordum’ adlı oyunuyla uzun  çalışmaların sonunda 17.12.2018 tarihinde Merkezi Konferans Salonunda seyircilerle buluştu. Birçok izleyiciye keyifli anlar yaşatan Tiyatro Topluluğu oyun sonrası ayakta alkışlandı.




Başa Dön